23 Şubat 2011 Çarşamba

Aşkta Kıvılcımı Kaybetmeyin

 Aşkta Kıvılcımı Kaybetmeyin. Çiftlerin yüzde 10’u beraber geçirdikleri on yıldan sonra birbirlerinden daha çok hoşlandığını söylüyor. Bu şanslı gruba dâhil olmanın sırları burada…

İlişki süresi; 18 ay
Cicim aylarının bitişi
“18 aydan sonra ondan hâlâ etkileniyorsanız, onu seviyorsunuzdur.” diyor evlilik terapisti ve ‘Seni seviyorum fakat sana âşık değilim’ kitabının yazarı Andrew G Marshall. Bridgeport Üniversitesi doktorları da bir buçuk senelik zaman diliminin bu konuda bir kırılma noktası olabileceği konusunda hemfikir.
Ne yapmalı?
Tartışın. Ufak önemsiz konular hakkında yapacağınız münakaşalar ilişkinize zarardan çok yarar getirebilir. Marshall: “Tartışmalar tutkulu ilişkilerin olmazsa olmazlarıdır. Adrenalin seviyeleri yükselir ve bu iki tarafın da birbirini daha çok istemesine yol açar.”
İlişki süresi; 3 yıl
Artık pek çaba harcamıyorsunuz
Üç yıldan sonra artık o eski Romeo halinizden eser kalmaması normal. Seni seviyorumların yerini, kumandayı uzatır mısınlar aldığı zaman, tehlike var demektir.
Ne yapmalı?
İşte size psikolog Kevin Hogan’dan az çaba gerektiren bir strateji: “Arada arkadaşlarınızı akşam yemeğine davet edin. Kadınlar sosyal hayatı birlikte paylaştıkları erkekleri daha çekici buluyor.” Bunun dışında aile oyunları oynayarak aranızda tatlı bir rekabet yaratabilirsiniz. Bu adrenalin, dopamin ve testosteron seviyelerini artıracaktır.
İlişki süresi; 7 yıl
Balayının bitişi
Araştırmalar yedinci yılın oldukça kritik olduğunu gösteriyor. Çünkü bu noktadan sonra can sıkıntısı üst seviyelere ulaşıyor.
Ne yapmalı?
Kendinize bir meşgale bulun. Memory Assessment Clinic’in yaptığı bir araştırmaya göre, çiftler arasında kıvılcımı tekrar yakmanın en iyi yolu çiftlerin birlikte yapabileceği bir hobi edinmesi.”
İlişki süresi; 10 yıl
Birbirinizi çok fazla tanıyorsunuz
Penn State Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre, 10. yıl ilişkilerdeki kötüye gidişin en çok başladığı zaman. Çünkü 10 yıl sonra ortada ne bir gizem kalıyor, ne de seksüel bir tansiyon.
Ne yapmalı?
Elde etmesi zoru oynayın. Evlilik terapisti Esther Perel: “Aile hayatı istikrar ve öngörülebilirlik ister. Ancak bunlar aynı zamanda tutkunun düşmanlarıdır.” diyor. Günlük hayata dair daha az sohbet edin. Ona “Eve gelirken süt alsana” yerine daha cinsellik içerikli mesajlar atın. Perel’in bir başka tavsiyesi de, ayrı programlar yaparak onu biraz sizsiz bırakmanız. Eve dönünce sizi arzulayan bir kadın göreceksiniz.
İlişki süresi; 15 yıl
Sizin seks arzunuz bitiyor
Health Plus Dergisi tarafından yapılan araştırmada kadınların yüzde 77’si cinsel hayatlarının en iyi olduğu yaşın 40 olduğunu söylüyor. Çünkü bu yaşlarda kadınlardaki östrojen ve oksitosin gibi annelik hormonları azalıyor. Bu da onların cinsel arzusunu artırıyor. İşin kötü yanıysa, aynı zamanlarda erkeklerin testosteron seviyesinin inişe geçmeye başlaması.
Ne yapmalı?
Ön sevişmeye ve fantezilere daha çok yer verin. Chicago Üniversitesi’nin araştırmalarına göre, ön sevişmenin etkisinin en çok olduğu yaşlar kırklı yaşlar. Teksas Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre de, cinsel fanteziler çiftler arasındaki kıvılcımı tekrar geri getirmenin en etkili yolu.

Ölmeyen Sevgi

Sevgi sonsuzdur, sevgi hiç ölmez…

Genç adam elinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi… Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince
ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller… Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller…
Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, “Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum” dedi. Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse kalbi aynı böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikiside sevgisinden hiç bir şey kaybetmemişti.. Onları hiç bir şey ayıramazdı… Ne hasret, ne ayrılık, ne de ölüm…
Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiği yine geç kalmıştı, 1 dakika geç kalmıştı. Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Ama sevdiği her zaman bunu yapıyordu. Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmuş diye düşündü… Gözlerini önündeki uçsuz bucaksız denizlere dikti. Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği kıza karşı olan aşkı gibi denizinde sonu yoktu.
Sonsuzluğa uzanıyordu. Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi aralarında sözleneceklerdi. Delikanlı önce bunu sevdiğine açmış, sonrada gidip iki yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari onu bekletmemeliydi.. Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları
nedense hala yaşlı idi. Bir türlü anlamıyordu onları. Her şey bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki? İşte az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak, kucaklaşacaklardı… Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe ilk adımlarını atacaklardı. Genç adam öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can atıyordu… Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara… Ne kadar güzel dansediyorlardı havada. Tekrar saatine baktı genç adam. Endişelenmeye başlamıştı. Sevgilisi yine geç kalmıştı, hem de çok… Bu kadar geç kalmaması gerekiyordu. İşte her gün burada buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak,
denizin onlara anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar mıydı?
O zaman neden gelmemişti yine? Aklına kötü düşünceler gelmeye başladı. Hayır.. hayır.. olamazdı.
Sevdiğine bir şey olamazdı. Onsuz hayat yaşanmazdı ki… O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun düşüncesi bile hoş değildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaşlarını kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı. Rahatsız olmaya başladı bakışlardan.
Artık bıkmıştı… Yine sevgilisi geldi aklına.. Neden gelmedi acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı. 7 sene oldu dedi. 7 senedir her gün bu sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden bir damla daha yaş güllerin üzerine damladı…
Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gideyim diye mırıldandı… Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu… Genç adam ayağa kalktı. Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin
ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı…
Kaynak :Ölmeyen Sevgi

Dostluk Mesajları

Dostlarınıza yollayabileceğiniz en güzel ve en özel Dostluk Mesajları
• Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da. Arkadaşlıklar, sevgiler, aşklar yalan olsa da umrumda değil dünya yansada biz dostu unutmayız dost uzakta olsada.
• Her dostluğun gökyüzünde bir meleği varmış, yeryüzünde biten her dostluk için gökyüzünde bir melek ağlarmış, sana ant olsun ki bizim meleğimiz asla ağlamayacak dostum…
• Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstümüze yağar. ama rengarenk gökkuşağı da yağmurdan sonra çıkar…
• Hep zamana yenik düştük esiri olduk anlamsız koşuşturmaların ama bir kez adını yüreğimize kazıdığımız dostlarımızı hiçbir zaman unutmadık.
• Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.
• Dost bir can gibidir ne istersen verirsin yeterki o üzülmesin dost her seydan yakındır sana ne istersen yaparsın yeterki o sevinsin işte dost
• Gül kokusu akşamlarda dost hasreti yaşadık belki yeri geldi ayrılıklara ağladık ama kalbimizde yaşattığımız dostluğumuzu asla unutmadık.
• Yürek umutlara gebe olduğundan beri, dostluklar ayrılıklara yenik düşmedi. Gönlümüz darağacındayken bile, küsüp dostlarımızı sevmeyi unutmadık biz.
• Rüzgârın kemanını çaldığı, damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıpta keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.
• Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş. Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.
• Dost deniz kenarındaki taşlara benzer. Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın. İşte sen o kıyamadıklarımdansın.
• Acıların bir kum tanesi kadar küçük, mutlulkların nisan yağmuru kadar bol olsun. Hayatta bir kere ağlarsan oda mutluluk olsun, dostum.

Sevmek, Yaşamak ve Öğrenmek


Sevmek, Yaşamak ve Öğrenmek


Öğretmenin adı bayan Thompson’du ve 5. sınıf öğrencilerinin önünde ayakta durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, onlara baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Bu mümkün değildi, çünkü orada en önde, sırasına adeta çökmüş gibi oturan küçük bir öğrenci vardı. Adı Teddy Stoddard. Bir önceki yıl, bayan Thompson, Teddy’i gözlemiş, onun diğer çocuklarla oynayamadığını; giysilerinin kirli ve kendinin de hep banyo yapması gereken bir halde olduğunu görmüştü ve Teddy mutsuz da olabilirdi.
Çalıştığı okulda bayan Thompson, her öğrencinin geçmişteki kayıtlarını incelemekle de görevlendirilmişti ve Teddy’nin bilgilerini en sona bırakmıştı. Onun dosyasını incelediğinde şaşırdı. Çünkü; birinci sınıf öğretmeni: “Teddy zeki bir çocuk ve her an gülmeye hazır. Ödevlerini düzenli olarak yapıyor ve çok iyi huylu… Ve arkadaşları onunla olmaktan mutlu…” diye yazmıştı.
İkinci sınıf öğretmeni:
“Mükemmel bir öğrenci, arkadaşları tarafından sevilen, fakat evde annesinin amansız hastalığı onu üzüyor ve sanırım evdeki yaşamı çok zor..” diyordu.
Üçüncü sınıf öğretmeni:
“Annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Babası ona yeterince ilgi gösteremiyor ve eğer bir şeyler yapılmazsa evdeki olumsuz yaşam onu etkileyecek.“ diye yazmıştı.
Dördüncü sınıf öğretmenine gelince:
“Teddy içine kapanık ve okula hiç ilgi göstermiyor, hiç arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.” demişti.
Şimdi bayan Thompson sorunu çözmüştü ve kendinden utanıyordu. Öğrenciler ona güzel kağıtlara sarılmış süslü kurdelelerle paketlenmiş yeni yıl hediyeleri getirdiğinde kendini daha da kötü hissetti. Çünkü Teddy’nin armağanı kaba kahverengi bir kese kağıdına beceriksizce sarılmıştı. Bunu diğer öğrencilerin önünde açmak ona çok acı verdi. Bazıları, paketten çıkan sahte taşlardan yapılmış, birkaç taşı düşmüş bileziği ve üçte biri dolu parfüm şişesini görünce gülmeye başladılar, fakat öğretmen, bileziğin ne kadar zarif olduğunu söyleyerek ve parfümden de birkaç damlayı bileğine damlatarak onların bu gülmelerini bastırdı. O gün okuldan sonra Teddy öğretmenin yanına gelerek; “Bayan Thompson, bugün hep annem gibi koktunuz” dedi. Çocuklar gittikten sonra öğretmen yaklaşık bir saat kadar ağladı. O günden sonra da çocuklara okuma, yazma, matematik öğretmekten vaz geçerek onları eğitmeye başladı. Teddy’ye özel bir ilgi gösterdi. Onunla çalışırken zekasının tekrar canlandığını hissetti. Ona cesaret verdikçe çocuk gelişiyordu. Yılın sonuna dek, Teddy sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biri olmuştu. Öğretmenin, hepinizi aynı derecede seviyorum yalanına karşın Teddy, onun en sevdiği öğrenci olmuştu.
Bir yıl sonra, kapısının altında bir not buldu. Teddy’dendi. Tüm yaşantısındaki en iyi öğretmenin kendisi olduğunu yazıyordu. Ondan yeni bir not alana kadar 6 yıl geçti. Notunda liseyi bitirdiğini ve sınıfındaki üçüncü en iyi öğrenci olduğunu ve bayan Thompson’un halâ hayatında gördüğü en iyi öğretmen olduğunu yazıyordu. Dört yıl sonra, bir mektup daha aldı Teddy’den. O arada zamanın onun için zor olduğunu çünkü üniversitede okuduğunu ve çok iyi dereceyle mezun olmak için çok çaba sarfetmesi gerektiğini yazıyordu. Ve bayan Thompson halâ onun hayatında tanıdığı en iyi öğretmendi. Daha sonra dört yıl daha geçti ve bir mektup daha geldi. Çok iyi bir dereceyle üniversiteden mezun olduğunu ama daha ileriye gitmek istediğini yazıyordu. Ve hala bayan Thompson onun tanıdığı ve en çok sevdiği öğretmendi. Bu kez mektubun altındaki imza biraz daha uzundu – Theodore F. Stoddard Tıp Doktoru.
İlkbaharda bir mektup daha aldı bayan Thompson. Teddy hayatının kızıyla tanıştığını ve evleneceğini yazmıştı. Babasının birkaç yıl önce öldüğünü, bayan Thompson’un düğünde damadın anne ve babası için ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Tabii ki oturabilirdi. Bayan Thompson törene giderken özenle sakladığı birkaç taşı düşmüş olan o bileziği taktı, Teddy’nin ona verdiği ve annesi gibi koktuğunu söylediği parfümden sürmeyi de ihmal etmedi. Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, Teddy, onun kulağına “Bana inandığınız için çok teşekkürler bayan Thompson, kendimi önemli hissetmemi sağladığınız için ve beni böyle değiştirdiğiniz için de…” diye fısıldadı. Bayan Thompson gözünde yaşlarla ona karşılık verdi: “Yanılıyorsun Teddy… Ben değil, sen bana öğrettin. Seninle karşılaşıncaya kadar ben öğretmenliği bilmiyormuşum…”

Atatürkçü Nickler

Atatürkçü msn nickler. Sizler için en güzel Atatürkçü nickler.
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım.
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
atam sen bizi kurtardın sen çok yaşa
vatan uğruna eğer can veren varsa işte o zaman vatandır
atam sen bizi kurtardın sen çok yaşa
Mevzu-u bahis vatan ise geresi teferruattır.
Atam ölmedin bu vatan için sen yaşayacaksın her zaman bizim için
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.
Kaynak :Atatürkçü Nickler

Artist Nickler

Artist msn nickleri. Sizler için derlediğimiz en güzel artist nickler.
Tek bir ihtimal var desem yerli yalaka sensin
Gecmişimi gölgeye teslim etim
On bin resme dahil olsan ben veririm en iyi pozu
aşk dedigin yalan, olmam ona teslim
arabam yok ama sesimi kesmeyi bosuna esmeyin dönmesemde rapten vazgecmeyin
dunya koca mekan acıması binlerce insan sokaklarda savunmasız bursa
Sen KeNdİ ŞeReFİnİ 3 KuRuŞa SaTaCak KaDar BaStSen..BndE O ŞeREFi SaTın ALaCak KdR Büyüğüm
son sölediklerim aklından cıkar çünkü gecerli degil onlar İkinci Bİ SeVgİyi BuLaMazSAk BİrİnCİsİne uZun SÜre BaĞLı KaLıRız…
kolpa olan doslarım bu sözleri yesin gözlerini kacırmadan kullak verip dinlesin gun batımı ben ayyaşım bir köşe başında kaymışım
gülde güleyim sevde seveyim ölde öleyim senin için sensiz ben bir hiçim dostlar namertler hepsi sertler
”Gel KaLBiMDe YaŞa KiRa iSTeMeM”
a$klma b!r céza vér kalb!m sén! sévmés!n,sén!n yalan a$klna Allah muhtaç étmés!n..
Há¥áT ¥íÑé…; qíRí$, qéLí$mé, SoNuÇ.. qírí$ ; ÑéDéѧíZ… qéLí$Mé ; úMíT§íZ…§oÑuÇ ; GéRéK§íZ
DaHa BoYuN bi karış Beyfendi OLmaYa çalışş.. PeşiMde DoLaşma OtuR DeRsİNe Çalış ….!!!
кαç тαвυт göмüℓє¢єк уєяαℓтıηα νє кαç кιşι gι∂є¢єк нαвєяѕιz υzαкℓαяα? кαç уαℓαη уıкα¢αк güνєηℓєяι?
< .. > ßi gün KabALık ederSem.. haberSizce Cekip Gidersem… yaNLızLığım Size ! emaneT
ҳ̸Ҳ̸ҳ нιç кιмѕєує нαкєттιğιη∂єη ƒαzℓα ∂єğєя νєямє уα σηυ кαувє∂єяѕιη уα ∂α кєη∂ιηι мαнνє∂єяѕιη ҳ̸Ҳ̸ҳ
Senin adın varsa benim namım var senin carizman varsa benim şeklim var senin kalbin varsa benim aslan gibi yüreqim var…
vєвαLı вir нücrє giвi vücuduмα giriyor ‘вuz’ soğuğu duyguLαr
yürєğiмdє göмdüм sєиi söкüp αтмαк мüмкüи dєğiℓ yαиıмdα oℓαмαsαиdα rüyαℓαrıи yєтєr bαиα
yα вєи fαzLαyıм вu düиyαdα yαdα вu düиyα sєиsiz fαzLα вαиα sєутαиıи тєк güиαнı мєℓєgє σℓαи αşкıумış..
YaŞamak İÇİn Yalvarmadık .. Ölmek İÇİn Yalvarmayız !!
Ta$ oLsan diLe geLirdin.! İ$te öLe sewmi$tm.. Susacak kadar biLe yanımda deiLmi$sin, Geç Fark ettim..
• รเzเภ ๓คгкค ๏l๔ยğยภยz אєг๔є єtเкєtเ ๒เz к๏אคгız •
нαуαтı öℓє вιя уαşαкι нαуαт ѕєηι кıѕкαηѕıη öℓє вιя ѕєωкι öℓüм ѕαηα α¢ıѕıη…
Delikanlılıq elind3 Tespiyle Gezmeq DeqiLDiR Delikanlılık evine 1 eqmek getirmeqtiR
Gozümü ßoyamaya CaLıSsma OLm ßénim DünyaM ZaTén Rénqarék xD
bEN çEvReyLE iLGiMİ kEsTİm AmA ÇEwRE bNLe ALakaSINI kESmİyO1..!!
YaNlIşA qErEk YoK bEnDe ZaTeN aF yOk KeYfİn BiLiR OqLuM bİzE tAv OlAn ÇoOoK…
Дкℓιη∂αη Ħ!ç Çιкмαуαη ß!я! Ńαѕιℓ Uzαкℓαя∂α Øℓαвιℓιя Ќ!..
siLeMiyoRsan kaRaLayacaksın..! kağıda yazMaYa sonDan başLayamıyoRSan başTan yazacaKsıN..!
BeNi KaYbEtMeYi SeÇeNi BeN KaZaNmAK İçİn UĞrAşMaM
Kaynak :Artist Nickler

Sevenler Ayrılmaz

Sevenler Ayrılmaz; Bu aralar çok moda, “Seviyorum ama gitmeliyim…” Nereye gidiyorsun, dur bakalım… Seviyorsan, ayrılamazsın. “Seni seviyorum ama ayrılmalıyız” diyemezsin. Zaten bir cümlenin içinde ‘ama’ varsa, ‘ama’dan öncesi geçersizdir. Ayrılıyorsan, sevmiyorsun demektir. Madem seviyorsun, neden gidiyorsun o zaman? Madem yüreğin onun aşkıyla dolu, nasıl ayrılabiliyorsun? Bu gücü nereden buluyorsun? Hiç sordun mu yüreğine? Mantığının sesini dinlerken bir kez olsun yüreğine kulak verdin mi?
Yüreğin “Gitme, terk etme” diyorsa, gidemezsin. Gidiyorsan, o zaman yüreğin de kabullenmiştir ayrılığı. O zaman sevmiyorsun demektir işte.
Seviyorsan ve sevgilin yanında yoksa, gecelerin geçmek bilmez. Gündüzlerin haramdır, yaşanmaz olur hayat. Onsuzluk, bir taş gibi gelir oturur yüreğine. Bu ağırlığı kaldıramazsın. Deli gibi özlersin, özlemekten delirirsin. Seven insan bütün bunları göze alamaz ki… Onunla birlikte olmak varken, yalnızlığı tercih etmez ki… Tercih dedim de, her şey bu sözcükte düğümleniyor zaten.
Ya sevmeyi tercih edersin ya sevmemeyi… Sevmeyi tercih ediyorsan, sevgilini olduğu gibi kabulleneceksin. İnsandır, hata yapabilir. Küçük hataları hoşgöreceksin. Hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. O seni her şeyinle kabul etmiş, sen niye yapamayasın? Yapamıyorsan, kimseyi sevdiğine inandıramazsın. Hayat, insanlara sunulmuş bir armağan, Aşk da hayatın en güzel süsü. Sen aşkı her an kolayca bulabileceğini mi sanıyorsun? Gittiğin zaman seni hazır bir aşkın beklediğini mi sanıyorsun? Öyleyse yanılıyorsun…
Bak, ben sana söyleyeyim neler olacağını… Bundan sonra ömrünün büyük kısmını pişmanlıklar içinde geçireceksin. Birkaç ilişki denemen başarısızlıkla sonuçlanacak. Her başarısızlıktan sonra pişmanlığın biraz daha artacak. Dönmek isteyeceksin ama o vazoyu bir kez kırdığın için bir daha asla hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Şimdi güya ‘severek ayrıldığın için’ çok ağlıyorsun ya, o zaman daha da çok ağlayacaksın. “Ben ne yaptım” diye başını duvarlara vuracaksın. Şimdiden hazırlıklı ol bunlara. Şimdiden acıyla kardeş olarak yaşama fikrine alıştır kendini. Canın çok yanacak, için çok acıyacak… Her neyse, seviyorsan ayrılamazsın… Ayrılıyorsan, sevmiyorsun demektir. Ve unutma, aşk, kendine hata yapanları asla affetmeyecektir.
Kaynak :Sevenler Ayrılmaz